İstiklal Marşı’nın yazılma süreci


Merhum Mahir İz, Yılların İzi adını verdiği hatıratında İstiklal Marşı’nın yazılış macerasını şöyle anlatır: “Yeni kurulan devletmizin bir ‘Milli Marş’ yazılması hususunda Büyük Millet Meclisi’nin altı ay müddet vererek açtığı ‘İstiklal Marşı Müsabakası’na muhtelif şairlerin gönderdiği tam 724 şiir gelmişti. Bunlar Maarif Vekaleti’nde teşkil edilen bir komisyonda incelenmiş ve içlerinden altı tanesi seçilerek Meclis Matbaası’nda bastırılıp mebuslara dağıtılmıştı.
Maarif Vekili bulunan Hamdullah Subhi Bey, müsabakaya ‘nakden mükafat’ vadedilmiş olması yüzünden iştirak etmemiş olan şair Mehmet Akif Bey’e müracat ederek, yazmasını istemişti. Bunun üzerine Mehmet Akif Bey: “Ben mebusum, müsabakaya iştirak etmem; ayrıca yazarım” diyerek teklifi kabul edip, ikamet etmekte olduğu Taceddin Dergâhı’nda, ‘Kahraman Ordumuza’ ithaf ettiği İstiklal Marşı’nı yazdı.
İstikal Marşı Müsabakası’na gönderilen 724 şiir arasından Maarif Vekaleti’nce seçilen ve Meclis Matbaası’nda basılıp mebuslara dağıtılan altı şiiri de Meclis zabıt katipliğinde bulunmuş olan İhsan Kaftangil’in hususi kolleksiyonunda mevcut matbu nüshadan iktibas ederek aynen naklediyorum. Bunları neşretmekle sadece tarihi bir hatırayı değil; aynı zamanda İstiklal Marşı’mızın mukayese kabul etmeyen misilsizliğini de vesikalandırmış oluruz kanaatindeyim.”
Mahir İz Hoca’nın bu sayfalarda ayrıca Mehmet Akif’in mükafat olarak ayrılan parayı ne yaptığı konusunda bir açıklaması da var ki, bunu ilerideki satırlarda bulacaksınız. Ancak ondan önce şu yarışmaya katılan şiirlerle ilgili düşüncelerimizi açıklamamız gerekir. Önce, yarışmaya gönerilen, TBMM’nin bastırarak dağıttığı ve Mahir İz’in kitabına aldığı şiirlere kısaca bir bakalım:
“Millet aşkı, din aşkı, vatan aşkı uyansın / Yurduma göz dikenler al kanlara boyansın / Ya ben, ya onlar diyen silahına dayansın… / Türk oğludur bu millet / Türkündür bu memleket.”
*
“Seni ihya için ey namı büyük / Vatanım uğruna öldük, öldük / Ne büyük kaldı bu yolda ne küçük / Siper oldu sana dağlar gibi Türk… / Yürü ey milletin efradı yürü / Ak süt emmiş vatan evladı yürü”
*
“Her gün yeni bir hile / Arkasında satıldık / Her gün yeni bir dille / Yurdumuzdan atıldık”…. “Hangi alçak el alır / El zinciri boynuna? / Kim Yunan’ı bırakır / Türk kızının koynuna?”
*
“Ey müslüman ey Türkoğlu / Açıldı istiklal yolu / Benim bu son günlerimdir / Diyor bize Anadolu… / Çek sancağı Türk ordusu / Olmaz Türk’ün can korkusu”
*
“Altı bin yıl efendilik yaptın / Kahraman Türk idi cihanda adın / Bir ateşten siperdin İslam’a / Sönmeyen bir güneş gibi yaşadın”
*
“Ey mazi-i havariki bin dasitan olan / Garbın zalam-ı zulmüne yüz yıl kılınç salan / Arslan yürekli ordu, demir giy silah kuşan / Zira hududu kapladı ateşle, kan, duman… / Ey kahramanlar ordusu, ey yıldırım-şitab / Göster cihan-ı mağribe bir şanlı inkılab”
Bugün elimizdeki İstiklal Marşı’na ve hatta hürriyet konulu başka şiirlere bakarak; bu şiirler ‘İstiklal Marşı’ olmaya gerçekten layık değil, diyebiliriz. Çünkü¸ aşağıda adı geçen nice şairimizin yazdığı nice hamasi şiirlerle kıyaslandığında, bu şiirlerin duygu, heyecan ve kapsayıcılık açısından zayıf olduğunu, Milli Mücadele’nin de sadece Yunanla savaş olarak ele alındığını hemen görüyoruz. Ancak şiirlerin Milli Marş olmaya layık olmadığının gösterilmesi gerekir. Bu şiirleri incelemekle görevli kurulun, Mahir İz’in belirttiği gibi, Mehmet Akif’e vaki teklifi götürebilmesi için bir ön eleme yapması, ikinci elemeye kalanların arasından bu şiiri belirlemesi gerekirdi. Kurul, bu çalışmayı yapmış ve bütün elemeleri aşmış olanlardan altısını bastırmış ve vekillere dağıtmıştır.

Mehmet Akif’in duyarlılığı…
*Fakat burada üzerinde durulması gereken bazı noktalar var ki onlar da şunlardır: Mahir İz, İstiklal Marşı’nın yazılış sürecini açıklarken altı ay müddet verildiğinden bahsetmektedir. TBMM 23 Nisan1920’de açıldığına göre, aynı yılın Mayıs/Haziran aylarında bu müsabaka açılmış ve ilan edilmiş olmalıdır. Haziran-Aralık arasında şiirler yazılmış, TBMM’ye ulaştırılmış ve Aralık sonu ile Şubat arasında (iki ayda) bu 724 şiir incelenmiş, elenmiş, basılmış, dağıtılmış ve Milli Marş olmaya yetersiz bulunduktan sonra Mehmet Akif’e teklif götürülmüş olmalıdır. Çünkü hem Mahir İz’in hatıratında, hem Safahat’ı yayına hazırlayan Ömer Rıza Doğrul’un belirttiğine göre Mehmet Akif önce: “Ben mebusum, müsabakaya iştirak etmem; sonra yazarım” diyerek bir düşünme süreci yaşamış ve 1921’in 17 Şubat günü İstiklal Marşı’nı yazmıştır. Burada Mehmet Akif’e özgü bir duyarlığın altını çizmek gerekir ki, o da, mebus olması sebebiyle katılımcıların değerlendirmelerinin en uzak bir ihtimalle dahi olsa adalete uygun olmayacağı düşüncesi ile müsabakaya katılmak istememesi ve ‘Ben şair Mehmet Akif olarak mebusum ve TBMM’de bulunma sebebim zaten milletime hizmettir; yarışmaya katılarak hizmete bir vesile aramak bana yakışmaz; bu şiiri yazmak olsa olsa bir görevdir ve yapılan görev karşılığında maaştan başka bir ücret alınmaz’ düşüncesiyle bu şiiri yazmış olmasıdır. Şiirlerin ehil eller tarafından ve adalete uygun olarak değerlendirilmesi konusunu açmamızın nedeni şudur ki, 724 şiir iki ay gibi kısa bir zaman diliminde incelenmiş ve yarışma sonuçlandırılmıştır. Acaba bu jüri kimlerden oluşuyordu, aralarında kaç tane şair veya iyi şiirden anlayan kalem erbabı vardı ve bu kadar kısa bir sürede 724 şiiri nasıl eledi? Yukarıdaki şiirleri o zamana mahsus bir şiir zevki almış olan kişi kim olursa olsun elbette Milli Marş olmaya aday göstermezdi, denilebilir. Ama bu değerlendirmemiz bugünden çok kolay görünüyor. Oysa o günkü şartlarda bu kadar kolay bir şey olmasa gerek bu. Bir heyecanı dillendirmesi bakımından saygıdeğer olan bu eserler, ne yazık ki Milli Mücadele’nin ruhunu, milletin hissiyatını dile getiremiyor; bu sözleri bugün söyleyebiliriz. Bu yazının kaleme alınış sebebi, bastırılan ve elenen bu şiirlerin yetersizliğini bir kez daha ilan etmek değildir. Belki bu şiirleri yazan kişiler Mehmet Akif gibi samimi idiler ve müsabakanın mükafatı peşinde değildiler. Belki bir şiirle, bir kalem ürünüyle olsun memlekete hizmet etmeyi fırsat bilmişler, edebiyat tarihine geçmeye bir yol aramışlardır. Aralarında mükafatın yüksek meblağda olmasının kışkırtıcılığına kapılmış kişiler de olabilir. Bunlar kınanacak şeyler değil. Ancak dikkatlerden kaçırılmaması gereken bazı hususlar var bu işte ve yazının yazılış nedeni de bu hususlara dikkat çekmektir.

Yarışmadan kaçan ‘büyük’ şairler…
*Tarihi kayıtlar ve hatıratlar müsabakaya katılmak üzere 724 şiirin Meclis’e ulaştırıldığından bahsetmektedir. Mahir İz Hoca o yıllarda Meclis’in zabit katiplerinden olduğu için onun verdiği bilgilerin sıhhati konusunda emin olabiliriz. Ancak:
1. İstiklal Marşı’nın yazıldığı yıllara bir bakalım. Edebiyat ve fikir dünyası birbirinden birikimli, ünlü romancı, öykücü ve şairlerden başka edebî bir ürüne imza atmakla başlayan gazetecileri de saysak ve o dönemde Anadolu’da yaşayan saz ve halk şairlerini de ilave etsek gene de 724 kişiye ulaşamıyoruz. Bu yarışmaya bazı şairlerin iki eserle katıldığını varsaysak bile bu rakama ulaşılması gene de zor görünmektedir. O zaman sormadan geçmeyelim: Acaba İstiklal Marşı Yazma Müsabakası’na gerçekten 724 şair/şiir katılmış mıdır? Doğrusu, bu sorunun açıklığa kavuşması, cevabını bulması gerekir.
Düşünmeye devam edelim. Biraz önce Milli Mücadele döneminde birçok kalem erbabının varlığını ima ettik. Bu kalemlerden bazıları Servet-i Fünun dergisinde başlamış edebiyata. Meşrutiyet döneminde ‘hürriyet’ demiş başka bir şey dememiş; hatta edebiyat tarihçilerinin Tanzimat Edebiyatı diye tasnif ettikleri edebi akımın en önemli şairlerinden ve manzum tiyatro yazarlarından Abdülhak Hamit Tarhan dahil‚ hayattadır ve aktif görevdedir o dönemde. Açalım o dönemin şiir kitaplarını, gazete, dergi sayfalarını: ‘Vatan, millet, kahramanlık, yiğitlik, cesaret, savaş, ilerleme, medeniyet, Türklük, milliyetçilik…’ gibi konulardan başka bir şey yoktur doğal olarak. üşenmeyelim ve şu isimleri okuyalım: Cenap Şahabettin, Yahya Kemal Beyatlı, Abdülhak Hamit Tarhan, Ziya Gökalp, Ali Canip Yöntem, Mehmet Emin Yurdakul, Fuat Köprülü, Halil Nihat Boztepe, Yunus Nadi Abalıoğlu, Ahmet Haşim, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Adnan Adıvar, Halide Edip Adıvar, Ali Ekrem Bolayır, Süleyman Nazif, Halit Ziya Uşaklıgil, Faik Ali, Celal Sahir, Mehmet Rauf, Ahmet Rasim, Hüseyin Rahmi Gürpınar, Hamdullah Suphi Tanrıöver, Refik Halit Karay, Halit Fahri Ozansoy, Enis Behiç Koryürek, Rıza Nur, Orhan Seyfi Orhon, Yusuf Ziya Ortaç, Faruk Nafiz Çamlıbel (Ona Behçet Kemal Çağlar’la 10. Yıl Marşı’nı yazmak düştü), İbrahim Alaattin Gövsa, Ali Mümtaz Arolat, Halide Nusret Zorlutuna, Mehmet Emin Yurdakul, Hüseyin Cahit Yalçın, Midhat Cemal Kuntay, Falih Rıfkı Atay, Abdullah Cevdet, Memduh Şevket Esendal, Fahri Celal Göktulga…
Bu saydıklarımın yarısının romancı, hikayeci ve gazeteci olduğunu biliyoruz ve zaten bunu ikinci kez söylüyoruz. Ancak o dönemin nasirleri de edebiyata şiirle başlamış, özellikle divanları hatmetmiş, zihninde tuttuğu bir sürü gazel, kaside, rubai vs. ile yazılarını, konuşmalarını süsleyen kişilerdir ve nazım yazmıyorlarsa; bu, beceremeyeceklerinden değil; nesirde iddia sahibi olduklarındandır. Yoksa onlar kalıpları belli, yerleşmiş bir edebiyatın nazım türünü beceremeyecek kimseler değildir.
Bu adlardan bazıları, daha sonra 150’liklerden oldukları için Refik Halit Karay, Adıvar çifti, Rıza Tevfik Bölükbaşı, Refii Cevat Ulunay vs. Milli Mücadele’ye karşı oldukları için bu yarışmaya katılmadılar farz edelim; peki diğer isimlere ne dememiz gerekir?
Bu listeye o dönemde Anadolu’da yaşayan halk şairleri ile yazarlar ve şairler sözlüğünde adları geçen ancak eserleriyle bir atılımı gerçekleştiremeyen ve beklenen ilgiyi görmeyen bazı isimler dahil edilmemiştir. Yoksa onların yazacakları bir eserin yukarıda adını vermeyen, rumuzla katılan eserlerden hiç de aşağı olmayacağını söyleyebiliriz. Acaba yarışmaya katılanlar arasında yukarıda adları geçen bu kalemler niçin yoktur? Neden? Neden? Neden?
2. Acaba yarışma, ülkede eli kalem tutan herkese açık olduğundan; zamanın yukarıda adı geçen/geçmeyen birçok kalem erbabı müsabakaya rağbet etmezken; gönderilen şiirler bunlardan dışında, zamanın üniversite, lise ve ilkokul öğrencilerine ve hatta okuma yazması olmayanların yazdıklarıyla sınırlı kaldığı için mi jüri Milli Marş olmaya layık bir eser seçememiştir? Acaba entellektüelllerimiz bu yarışmaya bigane (mi) kalmışlardır? Acaba entelektüellerimiz Mehmet Akif TBMM’de mebus ve üstelik İstiklal Marşı’nı hakkıyla sadece o yazabilir diye bir düşünceden hareketle mi bu yarışmaya katılmadılar? Acaba başlangıçta Mehmet Akif’in bu yarışmaya katılmaması bir tartışma, haber konusu olmuş mudur o dönemde? Bunları bilmiyoruz. Acaba Milli Mücadelede olduğu gibi, yarışmaya ağırlıklı olarak halk katılmıştır da, okumuş yazmışlarımız bundan bile isteye uzak mı durmuşlardır? Uzak durdularsa bunun sebepleri nelerdir acaba?
3. Yoksa adları geçen bu kalem erbabının birinci elemeyi geçmemesi düşünülemez. Olsa olsa katılmamışlardır ki, o zaman esas sorgulanması gereken de tam bu tutumlarıdır. Söze gelince en ateşli konuşmayı yapan, yazıya gelince bağımsızlık konusunda kaleminden kan damlatan bunca insan nasıl olur da İstiklal Marşı’nı yazmaya ilgi göstermez? Doğrusu bunu anlamak çok zor. Bunu sadece “Şairler yarışmaya girmez” gerekçesiyle açıklayabilir miyiz? Adı geçen/geçmeyen kalem erbabı, yarışmadan sonra yayımladıkları kitaplarda buna dair bir değinmede bulunmamış ve varsa yazdıkları böyle bir şiiri yayımlamamışlardır.

Mehmet Akif ‘İslamcı’ idi…
*Bu kalem erbabı, 1937’de İstiklal Marşı’nın tekrar yazılması tartışması başlayınca, Mehmet Akif’in yazdığı İstiklal Marşı’nı hem çok beğendiklerinden, hem de ondan daha güzel bir eser yazamayacaklarını sezdiklerinden bir duyarsızlık gösterdiler diyelim; (İstiklal Marşı’nı yazma işi bir rastlantı olarak Mehmet Akif’ten sonraki Türk edebiyatının en önemli İslamcı ve mistik şairi Üstad Necip Fazıl’a havale edilmiş; o da “bir rejim havası içinde ve bir takım şahısların pohpohlanmaları uğrunda şiirini alçaltmaya razı olmamak” şartıyla Falih Rıfkı tarafından yapılan teklifi kabul etmiş ve Milli Marş olması için Büyük Doğu Marşı’nı yazmıştır. (Ne garip cilvedir ki, Türk Devleti’nin İstiklal Marşı’nı yazması beklenen kişiler hep İslamcıdır ve en çok sıkıntıyı çeken kişiler de aynı kişilerdir.) Ama Atatürk ölünce bu konu rafa kaldırıldığından, Üstad şiirini aynı adla kitabına almıştır. Prof. Dr. Orhan Okay, bir yazısının dipnotunda belirttiğine göre, bu şiir, 1940’lı yıllarda Necil Kazım Akses tarafından bestelenmiştir ve kendisi bu besteyi radyodan dinlemiştir. [Bakınız: Yedi İklim, Sayı: 38, Sayfa 55.] 1943’te Büyük Doğu dergisinin dördüncü sayısında yayımlanan Büyük Doğu şiiri şöyledir:

BÜYÜK DOĞU
Tanrının alnından öptüğü millet!
Güneşten başını göklere yükselt!
Avlanır, kim sana atarsa kemend
Ezel kuşatılmaz, çevrilmez ebed
Tanrının alnından öptüğü millet
Güneşten başını göklere yükselt
Yürü altın nesli Fatih Oğuz’un
Adet küçük, zaman çabuk, yol uzun
Nur dolu elinden tut kılavuzun
Fethine çık, (doğru), (güzel), (sonsuz)un
Yürü altın nesli fatih Oğuz’un
Adet küçük, zaman çabuk, yol uzun
Aynası ufkumun ateşten bayrak
Babamın külleri, sen kara toprak
Şahit ol ey kılıç, kalem ve orak
Doğsun Büyük Doğu, benden doğarak
Aynası ufkumun, ateşten bayrak
Babamın külleri, sen kara toprak

(Birinci mısra Çile’nin daha sonraki baskılarında: “Allahın seçtiği kurtulmuş millet” olarak değiştirilmiştir. Bu vesile ile “Allah, Türkleri diğer milletlerden üstün yaratmıştır” diyen İsmet Özel’i yad etsek yeridir.)
4. Acaba bu müsabakaya aslında 724 şiir falan katılmadı da, katılan şiirler Meclis’in bastığı, dağıttığı şiirlerden mi ibaretti? Ve merhum Mehmet Akif’e bu şiiri yazdırmak için böyle bir yol mu izlenmiştir? Bu seçeneğin doğru olması demek; merhum Mahir İz’in de hatıratına aldığı yukarıdaki bilgiyi gönderilen şiirleri bizzat gördüğünden değil; kendisine verilen bilgiden hareketle yazmış olması demektir.
5. Eserlerinde yukarıdaki konuları işleyen bu kalem erbabı velev ki şair olmasınlar; niçin İstiklal Marşı gibi önemli bir eserin yazarı olarak tarihe geçmek istemesinler? Bunu düşünmemiş, istememiş olabileceklerine ihtimal verebilir miyiz? Doğrusu buna ihtimal veremiyoruz biz.
Bu yazı; sıralanan soruların cevaplarının araştırılması için yazılmıştır ve ilgililere/bilgililere bu konuda bir cevap aramaya yönlendirirse amacına ulaşmış olacaktır. Bunun yolu da:
6. Öncelikle TBMM arşivinin, sonra MEB arşivinin incelenmesinden geçmektedir bize göre. Çünkü bütün konuşmaları kayda geçiren TBMM, kendisine gönderilen bu şiirleri kayda geçirmemiş, geçirdiklerini imha etmiş olamaz.
7. Mahir İz’in bildirdiğine göre bu şiirleri ilk inceleyen heyet Maarif Vekaleti (MEB) ise, o zaman şiirler MEB arşivinde olmalıdır. [Acaba bu belgeler Ulus’taki Maarif Vekaleti’nde 23 Aralık 1947’de çıkan ve binada her şeyi kül eden yangında yanmış olabilir mi?]
Şimdi durduk yerden, aradan 84 yıl geçtikten ve halka iyice mal olduktan sonra bu tartışmaya girmenin ne gereği var, diyenlere/diyeceklere de meramımızı söylemeden geçmeyelim: Mahir İz’in yayımladığı örneklere bakarak ve (biraz da) Mehmet Akif’i çok sevmemizden ve yıllardır alıştığımızdan hareketle söyleyebiliriz ki, gönderilen şiirler gerçekten yetersiz ve İstiklal Marşı olmayı hak etmiyor. Mahir İz, bu düşüncesini yukarıda görüldüğü gibi ‘misilsiz’ kelimesi ile anlatıyor. Ama bu övgü bize göre, İstiklal Marşı’nın yarışmaya gönderilen 724 şiirle karşılaştırılmasından sonra değil, yukarıdaki altı şiirle kıyaslanarak yapılmıştır. Oysa övgünün gerçeği bu yolla ortaya çıkmaz. Bu, çok yetersiz bir kıyaslama olur doğrusu. Eğer şairin büyüklüğünü göstermek istiyorsak; onu döneminde öncelikle büyük şair olarak tanınan Ahmet Haşim, Yahya Kemal Beyatlı, Abdülhak Hamit Tarhan gibi dev şairlerin eserleriyle ve yukarıda adı geçen kalem erbabıyla kıyaslamamız gerekir. Eğer adı geçen 724 şiir bugün yayımlanırsa, o zaman hem Mehmet Akif’in büyüklüğü ortaya çıkar, hem de kimlerin yarışmaya ilgi gösterdiği / göstermediği. Dereceye giremeyen yukarıda adı geçen/geçmeyen büyük yazar ve şairlerimiz de böylece töhmetten kurtulurlar. Bu çalışma aynı zamanda 1920 yıllardaki Türk edebiyatının genel bir panoraması serecektir önümüze.

500 Lira’yı gazilere bağışladı…
*8. Bu arada İstiklal Marşı kadar, müsabakadan elde edilen mükafatın nereye verildiği konusunda da -İlk ve orta öğretimde okutulan Türkçe, liselerde okutulan Türk Dili ve Edebiyatı ders kitapları dahil- kaynakların birbirini tutmayan bilgiler verdiğini hatırlatalım. Kimseyi incitmemek adına bu yanıltıcı bilgileri kimlerin, hangi kitaplarda kullandığını buraya yazmıyoruz. Ama birinci elden bilgi sahibi olan Mahir İz’in bildirdiklerini paylaşmakta yarar var. Şöyle diyor Mahir İz bu konuda: “Marşın kabulünden sonra Meclis Muhasebecisi Necmeddin Bey, kanunen müsabakayı kazanana verilecek olan 500 lira nakdî mükafatı getirdi ise de Akif Bey: “Ben müsabakaya girmedim; bu para bana ait değildir” diye reddetti. Fakat muhasebecinin “Kanun metninde mükafatın, kazanana verileceği yazılıdır. Sizin marşınız kabul edilmiştir; bu para sizindir; Meclis Kasası’nda kalamaz. Siz usulen tesellüm edin, sonra istediğinizi yaparsınız” diye ısrar etmesi üzerine Akif Bey, parayı alıp Sarıkışla Hastahanesi’ndeki yaralı gazilere bağışlamıştır. Buradan anlaşılıyor ki, Mehmet Akif’in 500 lirayı almamasının nedeni, müsabakaya katılmamış olmasıdır. Eğer müsabakaya katılsaydı ve derece alsaydı, o ödülü alacaktı, diyebiliriz.
Yazıyı bitirmeden önce İstiklal Marşı’nın anlamlandırılması üzerinde de bazı sorunlara işaret etmekte yarar varar: İstiklal Marşı’nın bestelenen ilk iki kıtasından arta kalan diğer kıtaların özellikle göz ardı edildiği gözlerden kaçmamaktadır. Göz ardı edilen bu kıtalarda genel olarak iki ayrı mesaj söz konusudur; bunlardan birincisi milletin müslüman kimliği, ezanların kıyamete kadar okunması, sadece Hakk’a tapılması, mabedlerin kutsallığı, şehitliğin önemi, gibi insanlara kimlik kazandıracak esaslarla; din ile hürriyet arasında kurulan ilişkiye dair iken; ikincisi, Batı’nın maddi üstünlüğüne karşı İslam âleminin manevi üstünlüğü, Batı’nın canavarlaşması, ve onların ‘alçaklar’ olarak nitelenmesidir. Bu mesajların seslendirilmesinden hoşlanmayanlar bir yandan İstiklal Marşı’na alternatif olarak Onuncu Yıl Marşı’nı yerleştirmek istemektedirler, diğer yandan da mahalli maçların başlangıcına kadar İstiklal Marşı’nı söyletmek suretiyle bu değeri sıradanlaştırmakta ve içini boşaltmaktadırlar.
Son olarak sözü şairimiz Mehmet Akif’e getirelim: Mehmet Akif Ersoy, bugün bazı okul adlarından başka, onu çok seven kişiler tarafından çocuklara ve torunlara verilen adıyla yaşamaktadır. Aslında Mehmet Akif, İstiklal Marşı’nı yazıverdiği ülkeden hicret etmiş ve 1936’da ölmeye gelmiş bir şairimizdir. Bu ülke, paranın üstüne İstiklal Marşı’nın ve Akif’in fotoğrafının konulmasını çok görmüştür. Turgut Özal’ın Başbakanlığı zamanında bin bir güçlükle üzerine koydurduğu İstiklal Marşı ve Akif’in fotoğrafının bulunduğu 100 Türk Lira’sı bu yüzden çabucak eskitilmiş ve tedavülden sessiz sedasız çekilmiştir. Bu arada Mehmet Akif, Arnavut kökenli olmasına rağmen gıyabında Arap milliyetçisi olmakla suçlanma talihsizliğine uğramıştır. Her fırsatta Mehmet Akif’ten şiir okuyan bir Başbakan ve Meclis Başkanı’nın bulunduğu bir ülkede, altı ayrı banknot olarak basılan Yeni Türk Lirası’nın üstünde Mehmet Akif’e ve İstiklal Marşı’na ne yazık ki bir yer bulunamamıştır. Eğer Mehmet Akif, “1921’in 500 lirasını, anasının ak sütü gibi helal sayıp alsaydı, 80’li yıllarda kızı FAKFUNFON’a muhtaç olmayacak; damadı Ömer Rıza Doğrul mason olmak zorunda kalmayacak, oğlu Emin Ersoy bir zenginin yanında kahyalık yapmayacak, Çetin Altan’dan harçlık almak zorunda kalmayacak ve sonunda bir kamyon kasasında ölü bulunmayacaktı. Akif’in kendisi de Gözübüyükzade Ziya Bey’e 250 lira olan borcunu kolaylıkla verecekti.

Mehmet Akif Ersoy’u rahmetle anarak ve ona fatiha hediye ederek bitirelim vesselam.


Bu yazı 3562 kere okundu.
Etiketler:
10 yıl marşı yazılış nedenı 10. yıl marşının yazılış tarihi 10.yil marsi yazilmis hali bestelenme sürecinde istiklal marşı istikbal marsının yazlısı nedenıı istiklal marşı nın yazılma süresi istiklal marşımızın yazılma süresi İSTIKLAL MARŞİNİN YAZİLİŞ DONEMI İSTİKLAL MARŞININ YAZILIŞ TARİHCESİ istiklal marsinin yazilma ve besteleme si ile yazi İstiklal Marşı istiklal marşı belgeseli yazılış hali istiklal marşı hangi süreçte başladı istiklal marşı harici yarışmaya katılan diğer şiirler istiklal marşı nın yazılma süreci istiklal marşı süreci istiklal marşı süreci nedir istiklal marsı yalma süreci istiklal marşı yazılış tarihi istiklal marşı yazılma nedeni istiklal marşı yazılma sebebi istiklal marşı yazılma süreci istiklal marşı yazılma ve bestelenme süreci istiklal marşı yazılma ve bestelenme süreci özet istiklal marşı'nın yazılma bestelenme süreciyle ilgili kısa yazılar istiklal marşı'nın yazılma süreci özet olarak istiklal marşımısın yazılma süreci istiklal marşımız nasıl yazıldı ve yazılma süreci istiklal marsımızın bestelenme süreci özeti istiklal marşımızın bestelenme ve yazılma süreci istiklal marsımızın yazılma süreci istiklal Marşımızın yazılma süreci nedir istiklal marşımızın yazılma sürecic istiklal marşımızın yazılma süreleri istiklal marşımızın yazılma ve besteleme süreci istiklal marşımızın yazılma ve besteleme süreciyle ile ilgili istiklal marşımızın yazılma ve bestelenme süreci istiklal marşımızın yazılma ve bestelenme süreci hakkında kısa bilgi istiklal marşımızın yazılma ve bestelenme süreci kısa istiklal marşımızın yazılma ve bestelenme süreci özeti istiklal marşımızın yazılma ve bestelenme sürecinin özeti istiklal marşımızın yazılma ve bestelenme süreciyle ilgili bilgi istiklal marşımızın yazımı istiklal marşımızın yazımı ve bestelenme süreci istiklal marşını yazılış nedeni istiklal marşını yazılma dönemi kısa özet istiklal marşını yazılma süreci istiklal marşının yazılma ve bestelenme sreci istiklal marsının yazılma ve bestelenme nedeni istiklal marşının yazılma ve bestelenme süreci ne istiklal marşının aşamaları istiklal marşının besteleniş aşaması istiklal marşının bestelenme süreci istiklal marşının cümlenin öğelerine ayrılmış biçimi istiklal marşının hazırlanış aşaması istiklal marşının kabul süreci istiklal marşının kabulü süreci istiklal marşının kabulü ve hangi şahısların konuşmaları istiklal marşının kabur süreci? istiklal marşının kısaca yazılma ve bestelenme süreci istiklal marşının müziğini kimler ne şartlarda yazmıştır İstiklal Marşının özetle YAZILMA VE bestelenme süreci istiklal marşının süreci istiklal marşının yazarı ve yazılış sebebi istiklal marşının yazıldıgı dönem ve besteleme süreci ödev istiklal marşının yazıldığı dönem yazılma ve bestelenme süreci istiklal marşının yazıldığı süreç istiklal marşının yazılım ve bestelenme süresi istiklal marşının yazılım süreci istiklal marşının yazılımındaki süreci istiklal marşının yazılıp bestelenme süreci istiklal marşının yazılış nedeni istiklal marşının yazılış nedeni öz ve kısa istiklal marşının yazılış sebebi istiklal marşının yazılış süreci istiklal marşının yazılış tarihi istiklal marşının yazılış ve besteleniş tarihi istiklal marşının yazılışı nedeni istiklal marşının yazılışı süreci istiklal marşının yazılışı ve besteleniş süreci istiklal marşının yazılışı ve bestelenme süreci istiklal marşının yazılışı ve kabul süreci istiklal marşının yazılışının özeti istiklal marşının yazılma süreci hakkında kısda bilgiler istiklal marşının yazılma ve besteleme süreci hakkında bilgi istiklal marşının yazılma bestelenme süreci istiklal marşının yazılma dönemi ve sebebi istiklal marşının yazılma nedeni istiklal marsının yazılma sebebi istiklal marşının yazılma süraci istiklal marşının yazılma sürec İstiklal marşının yazılma süreci istiklal marşının yazılma süreci nedir? istiklal marşının yazılma süreci ve amacı istiklal marşının yazılma süreci(özet) istiklal marşının yazılma süresi istiklal marşının yazılma ve besteleme sürecinin amacı nedir istiklal marşının yazılma ve besteleme süreci istiklal marşının yazılma ve besteleme süreci kısa bilgi istiklal marşının yazılma ve bestelenme İstiklal marşının yazılma ve bestelenme süreci istiklal marşının yazılma ve bestelenme süreci ile yazı istiklal marşının yazılma ve bestelenme süreci kısa anlatım istiklal marşının yazılma ve bestelenme süreci nedir istiklal marşının yazılma ve bestelenme süreci nedir?(özet) istiklal marşının yazılma ve bestelenme süreci özet istiklal marşının yazılma ve bestelenme süreci özeti istiklal marşının yazılma ve bestelenme sürecinin kısa bi özeti istiklal marşının yazılma ve bestelenme süreciyle ilgili bilgi istiklal marşının yazılma ve bestelenme süreciyle ilgili bilgiler istiklal marşının yazılma ve süreci nedir istiklal marşının yazılma vebestelenme süreci istiklal marşının yazılmasının nedeni istiklal marşının yazım süreci istiklal marşının yazımı istiklal marşının yazımı ve bestelenme süreci istiklal marşının yazımı ve bestelenmesi istiklala marsının yazılım ve bestelenme süreci kısa bılgı istiklalmarşı süreci istiklalmarşı'mızın yazılma süreci istiklalmarşının kabul süreci istilal marşının yazılma süreci kısaca istiklal marşının yazılma süreci marş besteleme marş yazma marşı'nın yazılma süreci marşı'nın yazılma süreci özetler mehmet akif ersoy istiklal marşını yazış nedeni mehmet akif ersoy un hayatı eserleri ve istiklal marşının yazılışının sepepleri kısaca müzik defterine istiklal marşı yazımı noktalama işaretleri doğru olan istiklal marşının ilk iki kıtasının açıklaması sergüzeşt kitabının detayları
  • Site Yorum

61 adet yorum var.

  1. ilayda dedi ki:

    tşkler ödevim için çok gerekli oldu

  2. mehtap dedi ki:

    çoook tşk ederim çok yararı oldu

  3. gülay dedi ki:

    çok yararı oldu tşk

  4. M!R@Y dedi ki:

    ödevime çok yardımcı oldu çok teşekkür ederim

  5. 539W@T!5 dedi ki:

    bu çok uzun ya

    —————————————–
    Yönetim: kısa yazsaydık da başka biri çıkıp “bu çok kısa” diyecekti. 🙂

  6. €L!F dedi ki:

    AMA BEN BUNU KÜCÜCÜK KITABA NASIL SIGDIRABILIRM BİRAZ KIZASI YOKMU BOYLE OZET FILAN BARİİ BİR YER FIALN SOYLEYIN

  7. tolgahan dedi ki:

    bu ne yha ben bunun hepsini yazmaya kalksam defter biter..

  8. ya ama çok uzun üfff yarısını yasdım napim bide sf küçük kitaba yazdım ama ok yinede süpermiş yöneticim bnm………..

  9. nisa dedi ki:

    yuh yha tmm çok gzl ama çok uzn bn bunu müzik kitabına yazcaktım bestelenme süreci zaten uzundu onu yadım bn bunu yassm kitabın 5 sayfasını kaplar bn bide kısa die girmiştim yuh çok uzn bu yha off 🙁 nese uzatmaya gerek yok 🙁

  10. hmm dedi ki:

    hmmm ehh işte ii mişş

  11. biri dedi ki:

    bu çok uzun

  12. hakan dedi ki:

    çok teşekkür ederim çook yararı oldu…

  13. bi dost dedi ki:

    hiç boşuna uzun demeyin arkadaşlar çok güzel yazılmış bir yazı.çok saolun çok yardımcı oldu

  14. Yasmin dedi ki:

    Çok tşk çok yararı oldu

  15. acımasız dedi ki:

    yaa çok uzunn bunun özetii yokmuu kitaba sığmazkiii yazıym offf yaa

  16. YORUMCU dedi ki:

    GÜZEL AMA ÇOOOOOOKKKK UZUN NASIL YAZICAZ ÖĞRETMEN BZDEN KISA STEDİ BU KAÇ SAYFA TUTAR ŞİMDİ KISAOLSA İİ OLURDU AMA SAOLLUN YİNEDE…..

  17. duygu dedi ki:

    çok tşk ederim bana yardımcı olduğu için

  18. merve dedi ki:

    süperrrrr ödevim ,için harika…..

  19. buse dedi ki:

    ewt çok iyi oldu ama ben kıssaca özet istiyordum üff keşke müzik öğretmeni vermeseydi neyse tşk ederim

  20. öznur dedi ki:

    süper çoooooooooooooooooookkkkkkkkkkkk lazım oldu tşk

  21. R@Bİ@ dedi ki:

    teşekkür ederim bu siteyi hazırlayanlara çok işime yarayacak yeterince bilgi war burada zaten şu uzun yazanlarada bir tawsiye sizde önemli yerlerini seçinde yazın beyenmediyseniz başka kapıya…hahaha 😀

  22. R@Bİ@ dedi ki:

    yönetici size katılıyorum…

  23. RABİA DAMAR dedi ki:

    ya kusura bakmayın arkadaşlar ama yuuuuuuuuuuh diyorum başkada bir şey demiyorum
    ya ödevimede çk yrdmcı oldu ALLAH için öyle ya özet dedik sanki roman yazmış byle brşy olamaz

  24. melike dedi ki:

    ya tamam güzel şleyler yazmışsınız ama bu ne ben bunların hepsini nasıl 1 sayfaya sığdıracam oooof of

  25. 8/@--NUH ESKİ YAPAN İ.Ö.O/Ankara dedi ki:

    TuĞ瀗–bu ne yha çooooooookkkkkkkk uzun özeti yokmuydu offff işin yoksa uğraş yinede yazanın ellerine sağlık çok gzl olmuş tebrikler 🙂

  26. 8/@--NUH ESKİ YAPAN İ.Ö.O/Ankara dedi ki:

    neyse kısaltıcaz artık

  27. Kahraman Ordu dedi ki:

    daha ayrıntılı olsa iyi olurdu ama yinede iyi işimi gördü 🙂

  28. kbraa dedi ki:

    çok uzn ya saten müzık kıtabına azıcık yer verılmış nereye sıgacak bu ya 🙁

  29. cemre dedi ki:

    teşekkürler dersim için çok gerekli oldu

  30. rujdar dedi ki:

    bu sadece ödevime değil istiklal marşının tarihteki özelliğinide öğrenmiş oldum

  31. ayşe dedi ki:

    çokkkkkkkkkkkk uzun yha

  32. müzeyyen dedi ki:

    yuh daha neler tuvalet kağıdı kadar uzun daha yok mu be çek çek bitmio sitenin sonunu göremedim

  33. miraç özbey dedi ki:

    çok uzunmuş ama ödevime yararlı oldu sagolun

  34. aşkkkkkkkkk dedi ki:

    çok uzun ama ödevime yazdımcı oldu çok saolun yha

  35. [-]~!~[~@~[ dedi ki:

    yha bu çok uzun bn bunu müzik kitabına yazcaktım ama sığması imkansız ötesi bişi yhaaa of bnm gibi üşengeç bir için özetini çıkarmakta çok zor ama yinede güzel olmuş 🙁

  36. tuğçe dedi ki:

    gerçekten uzun ama olsun ödevim çok güzel oldu

  37. ayşegül y dedi ki:

    çok güzel işime yaradı ama biraz uzun

  38. armagan dedi ki:

    Hiç de uzun değil bence güzel, bunun uzun olması bu siteye yazanların elinde değil ki sonuçta bu yazı İSTİKLAL MARŞININ YAZILMA SÜRECİ bunun uzunu kısası olmaz…ayrıyetten uzun diyenler kısalta bilir sözlerini almadan bn öyle yaptım çok güzel bir yazı oldu hocada beğendi.

  39. memt dedi ki:

    bence çok ama çok harika ben üniverste mezunuyum şimdi mimaım herkese bybyby

  40. fatoş dedi ki:

    çok güzel olmuş ama baya uzun yaaaaaaaaaa…şunun özetini yazsanız ne olur sanki haa..hem siz yorulmazsınız hemde biz yazmakta yorulmayiz.şşşşşşş… hadi ordan hoşt……….

  41. Vanessa dedi ki:

    yaaaa benim ödevim için bu çok uzun daha kısa bişeler yok muuu???????

  42. nallılı dedi ki:

    abicim kısalt herkes şikayetçi baktımda yorumlara

  43. melisa dedi ki:

    valla benin performans ödevim bu çok uzun bir tane daha buldum oda çok kısa normali yok mu bunun bilen varsa söylesin

  44. rojin dedi ki:

    çoook sağolun teşakür ederim ödevime çok yardımcı oldunuz

  45. göknur dedi ki:

    çok uzun

  46. (sempatig_18@hot.)gamze dedi ki:

    yha iyki özet yazmışımmm yha yazmasaydım ne ile karşı karşıya gelecektimmm

  47. celal dedi ki:

    hımm olmaz bştan kural hatası özeti olmalı

  48. melis dedi ki:

    süpersiniz çok güzel hepsini yazdım

  49. deniz dedi ki:

    gerçektende çok uzun nasıl sığdıracam küçücük kitaba.özet yazıyo ama maşallah destan gibi

  50. melek dedi ki:

    yaaaaaaaaaa çoooookk uzunmuş ama yine ödevime yardımcı oldu

  51. damla nur dedi ki:

    yaaaa cok güzelde ben bunu nasıl sıdırayım müzik kitabına yaa cok uzun kısası yokmuydu bunun

  52. gamze dedi ki:

    offff ya çok uzun ben bunu yazana kadar canım çıkar wallah

  53. merve dedi ki:

    çok tşkkrler ödevim için çok yardımcı oldunuz ama çok uzun kısaltınız

  54. haliiiiiiiiiiiiilllllllllll dedi ki:

    çoooooooooooook uzun hiç işime yaramadı

  55. mert dedi ki:

    yararlı olmadı keşke özetini yazsaydınız ama yinede teşekkürler 😀

  56. onurrr dedi ki:

    çooooooooooooookkkkkk uuuuzzzzzzzuuuuuuuuuunnnnnnnn

  57. MeLeK'nuR dedi ki:

    Bence Çok GüzeL Çok İşime YaraDıı <3 Çok Teşekkür EdeRiim. <3

  58. asd dedi ki:

    Başka yokmuydu 😀

  59. çiiiiiğğğdemm dedi ki:

    yaa çok uzun ama ödevime yararlı oldu tşk ederimm

  60. velican dedi ki:

    bunun içinde istiklal marşının yazılma süreci ve istiklal marşını bestelenme süreci yazıyor mu.

  61. sadiyenur dedi ki:

    12 sayfamı aldı a4 kadıyla

Bir yorum bırak